ZEHRA BELEVİ “DERGİKOLİK”E KONUK OLDU

-Müzik piyasasında “Okullu” dediğimiz, eğitimli ve deneyimli bir sanatçısınız, Türkiye’nin ilk Müzikal bölümü mezunu olan Zehra Belevi, kendisini ve eğitimini bize anlatır mı?

Öncelikli olarak herkese merhaba ..Selam vermek ve almak her şeyin başında geliyor. Hayatta iki şey, çok önemliydi benim için “Bilgi ve Sevgi” Zaman geçtikçe, kendimi tanımaya, anlamaya başladıkça her şey değişmeye başladı… Ve böylece yaptığım işte,  Ahlaki değerlerle beraber yükselmeye… İşime aşığım. Şarkı söylemek, kimine göre  kolay,  kimine göre zor bir iş…Şarkı söyletmek ise, kolay bir “Sanat” değildir elbet…Öncelikle,  vücudun bir enstrüman olduğunu kabul edip , onu iyi tanımak lazım…Ne istediğini bilmek, yeteneğini  keşfetmek ve geliştirmek , sonra bunun üstünde çalışmak hatta çok çalışmak gerekir…”Gurdjieff” isimli bir düşünür’’ İnsan bir makinedir’’ demiştir. Boşuna dememiştir, öyledir…
Eğitimime gelince; aslında, bu iki koldan gitti.. İlki Akademik eğitim : Konservatuarın “Opera” bölümüne girmiştim.. Daha sonra, Halit Ergenç’le beraber  ”Müzikal” Bölümüne geçiş yapmıştık.. Mezun olduktan sonra, yurt dışında mesleğimle ilgili  workshoplara katıldım ara ara, yani yıllar boyu.. Yurt içinde ve yurt dışında pek çok konserler verdim…Ancak, eğitmenlik ağır bastı.. Bir çok okulda “Şan Eğitmenliği” yaptım..Pera Güzel Sanatlar akademisi , Müjdat Gezen Sanat Merkezi, Mint Akademi, İstanbul Üniversitesi Müzikal Bölümü öğretim üyeliği bunlardan bazıları …İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş Çocuk Korosu Şefliği, Özel tiyatrolarda çocuk müzik ve koreografileri  ile çocuklarla çalışma fırsatım oldu…

İkinci kol ise, kendini bir İNSAN olarak, ruhsal olarak geliştirme konusu. Yani, zor olan bu hayat okulunda, kendimizi anlamaya, bilmeye, eksiklerimizi tamamlamaya, karşılaştığımız zorlukları, şikayet etmek yerine halletmeye, güçlükleri yenmeye çalışan, iyi bir insan olma yolunda  giden İnsanlar olmak ..İnsanlar yetiştirmek ..Bu, şarkı söyleme ile de çok bağlantılı.. Şarkı söylemek, teknik donanımla beraber, insanın ruh durumu ile de çok bağlantılıdır…Şarkı söylemek, “yetenek” olmakla beraber, sanki başka bir dünyaya ait bir hediye gibidir.. Sizi, size anlatan ve başkaları ile paylaşmanızı sağlayan duyguları aktarma biçimidir..Bir  tesir , güzellik aleminden bir parçadır adeta …Bir değerdir…Ancak diyorum ya; bu enerji iyi yönde , doğal, doğru bir akışta olursa ..Bu da İcracıya bağlı bir durumdur…
İşte “Akademik” olan, teknik dediğimiz bilgi ile, bu ikinci kol da çok önemlidir bizim için.

 -Şan Eğitmenliği ve Müzik Direktörlüğü çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

“Şan Eğitmenliği” konusu, aslında öğrencilik yıllarımda ders vererek başladı.O zamanlar İstanbul’ da” Pera Güzel Sanatlar” yeni kurulmuştu…Şarkı söylemek istiyordum ..Hoca olmak, hiç aklımda yoktu..Ancak, zamanla daha çok ilgimi çekmeye başladı..Özellikle konu, şarkı söyletmek olunca, çok değişik skalalardan insanlarla iletişim kurmak oldukça zevkli bir durum..Şarkı söyleme teknikleri, zamanla  değişiyor, gelişiyor …Şan ile ilgili, farklı sorunlarla geliyor öğrencilerim…Ya da farklı ihtiyaçlardan … Örneğin, ses egzersizleri ,ses kısıklığı, sahne korkusu, ses tellerindeki yumuşak nodüller, bestelerini fiiliyata geçirmek isteyenler, şarkı söylemek isteyenler,sahnede çok yorulanlar , sesini yanlış kullananlar, Ancak, içinde müzik aşkı olanlar, müzik yapmak isteyenler de var tabii,…v.s…

‘’Unutursam fısılda’’ filminde de şan hocası olarak çalışım.’’Barbie’’ çocuk filminde ve  son olarak da ‘’Gülizar ‘’ adlı dizide, okutman ve şan hocalığı yaptım..

Birçok albümünde. Müzik Direktörlüğünü yaptım: Asena, Uğur Aslan, Zeynep Sağdaş, Nigar Talibova, Enver Yanık, Nesrin Ünal, Yasemin Pulat gibi…
Kendi albümlerim ve bazı öğrencilerimin single ve albüm çalışmalarında  prodüktörlük yaptım.  Z.B PRUDUCTİON  adı altında bir prodüksiyon şirketim var.. Çalışmalarımızı ekibimizle birlikte Can STÜDYOLARI’nda  sürdürmekteyiz..

-Çocuklar için hazırladığınız “Müzik Çantası” isimli albüm, nasıl bir çalışma?

Çocuklar için hazırladığımız ‘’MÜZİK ÇANTASI’’ çok hoş bir çocuk albümü oldu..
Eğitim ve eğlence amaçlı..Her şarkı ayrı bir konsept..Çocuklar , öğretmenler müzikli oyun yapabilirler bu şarkılardan ..Yaş grubu olarak,   4- 10 yaş grubu için hazırlandı.
İnternetten de ücretsiz olarak indirebilirsiniz..You Toube ‘a ’’ ZEHRA BELEVİ MÜZİK ÇANTASI’’ yazmanız yeterli..Ayrıca ‘’ Papatya Yüzlü Peri’’ isimli şarkımın bir klibi var..Onu da izleyebilirsiniz ‘’you toube’’ kanalıyla..
Çocuk Albümümde  söz ve müzikleri bana ait ..
Stüdyo kayıt -Mix-Mastering:Can KESMEZ ‘e ait.
Solistler ise: Şiva Canbazoğlu- Mercan Demirhanlı

 -Bugüne kadar kimlere şan dersi verdiniz?

Şan dersi verdiklerim arasında : Ajda Pekkan, Hümeyra, Melihat Gülses, Farah Zeynep Abdullah, Celal Altınbaş , Soner Arıca , Şükriye Tutkun, Asena, Hüseyin Turan, Uğur Aslan, Zeynep Özyılmazel, Nigar talibova , Çıtır kızar,  Bir Kaç İyi Adam gibi isimler
yer alıyor. 

-Herkes şarkı söyleyebilir mi?

Müzik kulağı , ritm duygusu ve biraz da sesi olan herkes şarkı söyleyebilir…söylüyor da zaten 🙂 Ama yetenek dediğimiz şey, skala skala…

-“Harikalar Ülkesi” isimli ilk albümünüzün ardından, 2017 yılının eylül ayında, ikinci albümünüz “Aşk olsak” piyasaya çıktı. Albümden biraz bahseder misiniz? Kimlerle çalıştınız?

“AŞK OLSAK” benim, çeşitli zamanlarda yazdığım AŞK şarkılarının toplamından oluşuyor…Hepsi yaşadığım hallerin değişik zamanlardaki AŞK hali..

Aslında her şey AŞK yüzünden oluyor…Sanki yaşamın temeli sevgi ve AŞK’a dayalı…Bu yüzden, her mutluluğun ardından bir acı geliyor…Sanırım dünyadaki aşkın şekli bu..Bu yüzden, bu kadın, bir gün, bir yerde, bütün bu dünyasal Aşkların üstünde olan bir AŞK diliyor. ‘’AŞK OLSAK’’ diyor…..Ve çok sevdiğim Ustam isim babası oldu bu albümün.. Benim için, büyük bedellerin ödendiği müthiş bir hatıra bu albüm.

Albümün prodüktörlüğünü Can KESMEZ ile beraber yaptık. Tabii ki Can stüdyolarında…Çalıştığımız Tonmaisterlerimiz, biz büyük bir Aileyiz..Emekleri çok büyüktür..  Adları:  Can Kesmez, Bahadır Sağbaş, Ünal Aşkın, Erkan Adlin

Aranjörlerimiz.:Eylem Pelit, Sadun Ersönmez, Ünal Aşkın, Barış Coşkuner, Hatem Tutkus, Tolga Kılıç, Selahattin Güzelel, Ömer Aslan, Gültekin Kaçar, Eyüp Hamiş, İstanbul Strings  ve daha ismini sayamadığım pek çok değerli müzisyen… arkadaşlarımızın emeklerine sağlık.

Albümün Grafik Tasarımıı: Serkan Sever’e, ait…

-Müziğe ilgisi olan gençlere, neler söylemek istersiniz? Tavsiyeleriniz nelerdir?

Gençlere söyleyebileceğim en güzel şey, kendilerini anlamaya, ülkemizi, kültürümüzü, sanatımızı, tarihimizi, müziğimizi tanımaya yönelik çalışmalar yapmaları.
Geçmişi iyi öğrenip AHLAKİ ve KÜLTÜREL olan her şeye sahip çıkmaları .. Ve kendi geleceklerini, yani geleceğimizi buna göre yeniden kurmaları, çalışmaları …Hep İYİLİK TARAFINDA çalışmaları…Kendilerini, doğru insan olabilme yönünde tutmaları .Kötülere ve kötülüğe karşı, cesaretle durmaları.Hiç bir şeyden korkmamaları, kendilerine güvenmelerini.. Sanatı, egoya hapsolmuş ve başıboş bırakılmış bir puthane ve zevkhane halinden çıkarıp, insani fayda ve güzellik yönünde bir araç olarak kullanmalarını naçizane tavsiye edebilirim…Seçim elbette ki onların…

-Yakında yeni projeler var mı?

Elbette, olmaz mı? Hem benim, hem de öğrencilerimin çok güzel yeni projelerimiz var.. Z.B PRODUCTİON  adı altında, bahara çok değişik ve hoş projelerimiz var..

-Çalışmalarınızı ve eğitimlerinizi, Can Stüdyoları- Z&B Production’da yapıyorsunuz, eğitim almak isteyenler size nasıl ulaşabilir?

Bizden, hem eğitim almak isteyen (Şan dersi, beste çalışmaları, Aranjörlük.) hem de ‘’ CAN Stüdyoları’’nda kayıt, albüm, single çalışmaları yapmak isteyenler, bana
zehrabelevi@gmail.com   veya www.zehrabelevi.com. adreslerinden ulaşabilirler.

        “Dergikolik” olarak, bu güzel söyleşi için teşekkür ediyoruz.

”Gülizar” dizisinden bir sahne

Röportaj: Deniz Sezer

 

 

 

 

The following two tabs change content below.

Deniz

Latest posts by Deniz (see all)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir