ENİS FOSFOROĞLU: FARKINDASINIZ DEĞİL Mİ?

Ekran mı Arena mı?

İnsanlar ekran karşısına niye geçer?

-Günlük yorgunluklarından uzaklaşıp, sanal ve  görsel bir dünyada sörf yapmak için…

-Hayatın gerçeklerini veriyormuş gibi yapan ve özellikle  kadınların özlediği bir sevgi, aşk, iyilik  kavramlarını içeren (!) dizileri izlemek için…

-Siyasi görüşleri ile örtüşen programları izleyip kafa sallamak için…

-Sadece eğlenmek için…

-Ülkeden ve dünyadan haber almak için…

Bu listeyi uzatabilirsiniz… Ama ne yazık ki ‘’Eğitim ve kültür edinmek için’’ gibi bir yanıt verirseniz, bilimsel-romantik kalırsınız. Çünkü diğer ülkelerde de televizyonun işlevleri arasında sayılmaz bu kavramlar… Hele de bizde tam bir eğlence kutusudur tv … Örneğin (ne yazık ki) televizyonda sanat da yapılmaz. Yani aydın sorumluluğu içinde davranıp; ekran içeriklerini eleştirebiliriz ama bu kutunun nihayet bir ticari ürün olduğunu unutmak da doğru olmaz. Efendim bütün bu gerçeklerin ışığında bizim derdimiz şu: TV sahiplerince; reyting en yüce unsur olduğu için son zamanlarda ekranlar eski Roma’daki arenalara dönüşmüştür. Hani gladyatörlerin ölümüne dövüştürüldüğü ve imparatorun parmağı aşağı doğru yönelttiğinde ayaktakinin yerdekini öldürdüğü arenalar. O kalabalıkların bireysel olarak günlük hayatta normal insanlar olduğu halde bu cinayetleri izlemeye geldiklerini, heyecan yaşadıklarını, belki gizli bir mutluluk duyduklarını anlatıyor psikolog ve sosyologlar.

Gelelim bizim ekranlara ve günümüze:

-Tüm değerlerin tartışmaya açıldığının…

-Yarışmalarda insanların aşağılanarak izleyenlere heyecan yaşatıldığının…

-Düzmece casting elemanları ile sahte evlilikler yaptırıldığının…

-Moda programı yapar gibi davranıp ‘’Kavga çıkmazsa para yok’’ tarzında bir ruhsal tramva yaşatıldığının…

-Gol ve maç gösteremeyen kanallarda yılların spor adamlarının bilinen kişiliklerini bile değiştirerek izlenme oranı için ‘’Yaşasın kötülük’’ der gibi davrandıklarının…

-Cumhuriyet sayesinde var olunan bu ülkede ona söven kişilere olanaklar sağlandığının…

-Din ile hiçbir sorunu olmayan bu ülke insanına sabah akşam magazinsel ve hurafeye dayalı din propagandası ile şaşkınlaştırıcı bir yayın yapıldığının…

-Dizilerde vatandaşın hayatında olmayan hayali ve uç olaylarla özenilesi karakterler yaratılarak sanal dünyalarda oyalanmaların sağlandığının…

Farkındasınız değil mi?

Bu farkındalık ekranı kapatıp sohbete, okumaya, iyi bir müzik dinlemeye ya da dışarı çıkıp Tiyatroya, ya da güzel bir film izlemek için sinemaya belki de parka, yürüyüşe gittiğinizde anlam kazanacak. O gün kendilerine çekidüzen verecekler…

Sevgiler…

Enis Fosforoğlu

The following two tabs change content below.

ENİS FOSFOROĞLU: FARKINDASINIZ DEĞİL Mİ?” için bir yorum

  • 23 Haziran 2019 tarihinde, saat 21:19
    Permalink

    Canim insan, güzel insan. Evet farkindayiz…
    Sayimiz belki az ama farkindayiz…
    Düsüncelerimizi kelimelere döken “seni” cok özleyecegiz….

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir