ELİF KONUR: ONLAR BUNLAR ŞUNLAR

Yağ satanlar, bal satanlar, kendini ağırdan satanlar

Mal satanlar, mülk satanlar,

Elindekinin kıymetinden habersiz onu ucuza satanlar

Dost satanlar, post satanlar, caka satanlar,

Kavgada bile söylenmeyecekleri söyleyip kendini bir halt sananlar

 

Mektup gönderenler, selâm gönderenler, haber gönderenler

Elem verenler, keder verenler, boş verenler,

Öfkesine yenilip güzel insanları kurban verenler

İyi haber yerine kara haber verenler

Deveyi hamuduyla götürüp bize gözdağı verenler

 

Bitki ile beslenenler

Hayvansal doku ile beslenenler

Mutsuz ettiklerinin mutsuzluğu ile beslenenler

Yediği nanenin ne olduğunu adı gibi bilenler

Yerini bilmeyenler, haddini bilmeyenler, minnet bilmeyenler

Aczinde elinden tutanı unutup kıymet bilmeyenler

Keser döner sap döner, bu devran elbet birgün döner

Biliniz ki kötü söz çok vefalıdır, muhakkak sahibine döner

 

Tanrı’ya tapanlar, kula tapanlar, paraya tapanlar

Düğünde ve cenazede dört adam toplayamayanlar

El sıkanlar, diş sıkanlar, yumruk sıkanlar

Palavra sıkanlar, vida sıkanlar, kurşun sıkanlar

Kemer sıkanlar, limon sıkanlar, can sıkanlar

Saman altından gemi yürüten kaptanlar

Biz taşı sıkıp suyunu çıkaranlardanız

Ve öyle bir sıktık ki kendimizi sıkılabilecek son noktadayız

Tavsiye etmem, bir tık daha üstümüze gelmeyin

Sürdürülebilir mutluluklar için gözünüzün yaşına bakmayız

Yaptığımız iyilikler unutuldu da öyle akıllandık

Evvelden de deli değildik

İyi olunca iyi olunur sandık

Biz artık iyilikten maraz doğar diyen ataların safına geçtik

Duyan duymayan kalmasın

 

Akıl yoksa başta, çok gezen de bilmez, çok okuyan da

“Ezilmekten kurtulan aşağılık bir insan, bu kez başkalarını ezmeye başlar.” der Dostoyevski

Al bu sözü yorumla ülkelere, dünyaya ve hayatına

Ben hep düşünürüm sen de düşün

Aklı beynine uğramayanlardan olma

Ne inim, ne cinim, ne periyim

Ben de senin gibi bir faniyim

Ayaklarımı yerden kesen birkaç mutluluk hariç ayaklarım hep yerde gezerim

Yanlışlarım, doğrularım, inandıklarım

Vazgeçtiklerim, vazgeçmediklerim, vazgeçemeyeceklerim

Emeklerim, eserlerim, hüzünlerim, coşkularım, kederlerim

Başardıklarım, çabaladıklarım, dostlarım

Uzak durduklarım, sildiklerim, çok sevdiklerim

Ve sevmeye devam edeceklerim

Kalanlar, gidenler, zorla gönderdiklerim

Yeni gelenler, hep olanlar, ailem, savaş verdiklerim

Direndiklerim, gözyaşlarım, kahkahalarım, hayal kırıklıklarım

Ve hiç yitirmeyeceğimi bildiğim umudumla oturur muhasebemi de yaparım

Ha unutmadan, özgürlüğün kelepçeleridir yaftalar

Kimselerin sizi yaftalamasına da aldırmayın

Son bir şey daha

Lütfen iyi kitaplar okuyun

“Ben zamanında ne kitaplar, ne klasikler okumuştum” kalabalığına katılmayın

Ve hatta ayraç kullanmayın

Ben dalında kuruyanları toprağa karışmadan yakalayıp kitaplarının arasında uyutanlardanım

Siz de bir deneyin

Bilseniz nasıl mis kokuyor tüm kitaplarım.

 

Elif Konur

The following two tabs change content below.

ELİF KONUR: ONLAR BUNLAR ŞUNLAR” için 3 yorum

  • 26 Ağustos 2018 tarihinde, saat 22:10
    Permalink

    Ben hiç satan olmadım duyguları sömürülmüş bir insanım

    Yanıtla
  • 26 Ağustos 2018 tarihinde, saat 23:41
    Permalink

    hoş geldin şiir…
    hoş geldin kelimelerin efendisi,
    ve hoŞ geldin Elif KONUR

    Yanıtla
  • 27 Ağustos 2018 tarihinde, saat 16:51
    Permalink

    Siz de bir deneyin
    Bilseniz nasıl mis kokuyor tüm kitaplarım.

    Elif Konur

    Bence de hocam 🙂

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir