ELİF KONUR: YEŞİLÇAM’IN SAHİCİ KIZI SELMA GÜNERİ İLE SÖYLEŞİ

Bu ayın Dergi Kolik misafiri Türk Sineması’nın büyük yıldızlarından Sevgili Selma Güneri.

Ben de onu elbette sizler gibi Türk Sineması’ndan tanıyordum. Ta ki facebook arkadaşı olarak başlayan ve özel konuşmalarımızda keşfettiğim nadide yüreğini, mütevazı kişiliğini de tanıyıncaya dek. Karşınızda yıllarını, emeğini sinemaya vermiş biri olunca elbette siz önce “aman rahatsız etmeyeyim” diye çekingen oluyorsunuz. Paylaşımlarımda kendisinin içten yorumlarını, desteğini görünce başladı bizim diyaloğumuz. O zarif, o içten cümleler bir şair/yazar olarak ne kadar okşadı ruhumu anlatamam. Sonra kendisine son kitabımla ilgili ne düşündüğünü sorduğumda kitabımın arkasına kalemimle ilgili görüşlerini bildirme nezaketinde bulundu.

Son kitabım “Kadın Şapkası” arka kapağına imza atan yıldız yüreklerinden biridir kendisi.

Şimdi sizleri Yeşilçam’ın kıymetli sanatçısı Selma Güneri ile gerçekleştirdiğimiz bu keyifli röportajla baş başa bırakıyorum.

Bizlere zaman ayırdığı ve samimiyetle yanıtladığı sorular için de ayrıca teşekkür ediyorum.

 

İlk sorum şu:
Sevgili Selma Güneri her işin bir başlangıcı var, bir çıkış noktası var. Siz sinemaya nasıl başladınız?

Selma Güneri:
-Bir zamanlar ünlü bir mecmua olan Perde dergisinin açmış olduğu Sinema Oyuncusu Yarışması’na bir akrabamızın kızı katılmıştı. Annemle birlikte ona moral ve destek vermemiz için bizden kendisine eşlik etmemizi rica etti.
Biz o gün oradaydık, kuliste bizi gören basın mensupları annemi tanıdılar. Tabii babam Lütfü Güneri’den dolayı tanıdılar; çünkü Lütfü Güneri o dönemin çok şöhretli bir ses sanatçısı idi.
Benim çok küçüklüğümde evimize gelip röportaj yapan kişiler de beni görünce çok şaşırdılar: “Selma ne kadar büyümüş genç kız olmuş neden bu yarışmaya girmiyor “diye ısrar etmeye başladılar. Annem de bu işin olamayacağını henüz okul çağında olduğumu ve babamın Amerika’da yaşadığını, ondan izinsiz hiçbir şey yapamayacağımızı kendilerine izah etmeye çalışıyordu.

Kısaca söyleyecek olursam çok yoğun bir baskı vardı. Biz babasını tanıyoruz, biz kendisine izah ederiz merak etmeyin diyerek ısrarla Türk sinemasının bu tarz yeni gençlere, yeni yüzlere ihtiyacı olduğunu söylüyorlardı.

Ben de kendimi sahnede buldum, çok değerli şahsiyetlerden oluşan bir jüri oturuyordu. En önde Haldun Dormen; Orhan Günşiray, Orhan Boran, Yusuf Sezgin daha birçokları…  Ve beni birinci seçtiler, teklifler gelmeye başladı, ben önce istemedim bir yıl film çekmedim. Sonrasında okuduğum Şişli Koleji’nde izin alarak Halit Refik’in çekeceği bir filmde oynamayı kabul ettim.

Filmin ismi: İSTANBUL’UN KIZLARI

 

2) Rol aldığınız bütün filmler muhakkak özel ve değerli. Peki bunlar arasında sizin“iyi ki varım, iyi ki oynamışım” dediğiniz filminiz (filmleriniz) hangisi?

Selma Güneri:

-Bitmeyen Yol, Ben Öldükçe Yaşarım

Ediz Hun ile SON KUŞLAR filminden

Son Kuşlar (Yılın en iyi kadın oyuncusu ödülü/Antalya Altın Portakal)

Başlık, Mum Kokulu Kadınlar (bu filmden de “Yılın En İyi Kadın Oyuncu Ödülü”m var.) Ve 150 filmin baş rolü.
İyi ki oynamışım dediğim filmler: Bitmeyen Yol, Ben Öldükçe Yaşarım, Son Kuşlar. Bu filmler benim kariyerimi sağlayan filmlerdir.

Yılmaz Güney ile BEN ÖLDÜKÇE YAŞARIM filminden

 

3) Yeşilçam’ı Yeşilçam yapan çok değerli bir çekirdek kadro var. Siz de o kadrodasınız. Günümüz Türk Sinemasını nasıl buluyorsunuz?

Selma Güneri:

– Çekirdek dediğimiz kadro aslında Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Filiz Akın, Fatma Girik, benden önce başlamışlardı. Ben daha sonraki yıllar başladım ve ağırlıkla sosyal içerikli filmlerde rol aldığım için değişik bir tarz oluşturmuştum.

Günümüz sinemasında teknoloji çok ilerde.

Şimdi dijital çalışılıyor tabii bizim zamanımızda filmi yakmasın diye çok fazla prova yaptırırlardı, çok daha yıpratıcı idi, şimdi öyle bir dertleri yok.

Çok güzel çok değerli filmler çekilmekte, fakat dünya pazarında henüz yerini alamadı sinemamız.

 

4) Son yıllarda hayli çok film çekiliyor. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Selma Güneri:

-Fazla film çekilmesinin sinema için bir mahsuru yok. İyi veya kötü ne kadar üretim olursa bence o kadar iyi olur. Kaliteli olanlar da zaten ödüllerini alıyorlar, ön plana çıkıyorlar.

 

5) Şimdilerde ne yaptığınıza ilgilenen benim gibi hayranlarınız biliyor ki bir oyunculuk akademisinde eğitmensiniz. Bu fikir nasıl ortaya çıktı, çalışmalar nasıl gidiyor bu konuda bilgi verir misiniz?

 

 Selma Güneri:

-Son yıllarda artık biriktirdiğim bütün bilgilerin de deyimleri de

Bu 50 yıllık donanımın bir şekilde oyunculuğa gönül vermek isteyen, bu yolda yürümek isteyen gençlere aktarılması, öğretilmesi gerektiğini düşündüm. Bu işin bir görev, bir misyon olduğunu düşündüm ve bir arkadaşımla birlikte yola çıktık. Kadromuz çok güzel, çok iyi; hocalar mükemmel, Yeşilçam’dan yetişen, tiyatrodan yetişen değerli hocalarla çalışıyoruz.  Siz Sevgili Elif Konur, mükemmel ve çok iyi bir eğitimcisiniz; ben de eğitimciliğin ne kadar değerli bir şey olduğunu, ne kadar kutsal bir iş olduğunu şimdi bir kez daha anladım.

 

6) Genç oyunculara tavsiyeleriniz nelerdir?

Selma Güneri:

-Bu işe âşık olmak lazım, büyük saygı sevgi duymak lazım. Türkiye’de oyunculuk işini meslek edinmek, icra etmek çok zor bir olay. Her şeyden önce bir meslekleri olmalı bu işi de bir hobi gibi düşünmemeliler, başta tabi bu işin de eğitimini almak gerekir.

 

7) Dönelim Yeşilçam günlerinize. Türk Sinemasının değerli aktörleriyle çalıştınız. En rahat çalıştığınız aktör kimdir desem?

Selma Güneri:

-Tabii ki Çok değerli aktörlerle çalıştım, her biri birbirinden ayrı bir değerdir onlar. Fakat sinemaya genç yaşımda başladığım yıllarda Yılmaz Güney’le tanıştım, en rahat ettiğim oyuncu Yılmaz Güney’dir. Oyunculuk ne demektir oyunculuğun anlamını ondan öğrendim, sinemaya bakışım değişti bana çok hamilik, abilik yapmıştır. Nurlar içinde yatsın.

8) Elbette çok güzel anılar biriktirdiniz. Yeşilçam’la ilgili bir anınızı anlatın desem aklınıza gelen ilk anıyı bizlerle paylaşır mısınız?

Selma Güneri:

-O kadar çok ki hemen akla gelmiyor ama en önemli anım oğlumun babası Yusuf Sezgin ile tanışmam. Birlikte film çekiyorduk “Nikahsızlar” adlı bir filmde sette aşk başladı, evlendik.

 Selma GÜNERİ- Yusuf SEZGİN

9) Sevgili Selma Güneri ‘nin oynamak isteyip de oynayamadığı, içinde kalan bir rol oldu mu?

Selma Güneri:

-Ben hiçbir zaman tek tip bir oyuncu olmadım. Çok çeşitli roller oynadım. Bu da benim yeteneğimi ortaya koymam açısından çok önemliydi.

Ankara Uçan Süpürge Film Festivali’nden aldığım “Yılın En İyi Kadın Oyuncusu Ödülü” sinemada çok çeşitli karakterleri canlandırdığım içindir.

10) Mesleğinize dair pes ettiğiniz, geri çekilmek istediğiniz bir dönem oldu mu?

Selma Güneri:

BİTMEYEN YOL filminden/ Fikret HAKAN- Selma GÜNERİ 

-70 li yıllar sokaklara taşıyan anarşik olaylar nedeniyle sinemamız maalesef zor durumlara düşmüştü. Seyirci artık sinemaları doldurmuyordu. Şirketler iflas noktasına gelmişti ve bu ara bütün sinema oyuncuları sahneye çıkma teklifi aldılar ve ben de kabul ederek sahnede yerimi aldım. Konu ekonomik değil ama ben aileden gelen bir müzisyen olduğum için bu işi yıllarca sürdürebildim.11) Bu kadar sorudan sonra biraz da sözcük bir çağrışım yapalım sizinle.

Şimdi size söyleyeceğim sözcüklerin sizde çağırdığı duygu nedir? Cevabınızı da bir sözcük veya bir cümleyle alalım. Başlıyorum:

Sevgi?

Emek

*Aşk?

Akıl şuur mantık gibi kavramların devre dışı kaldığı saf bir enerjiyle evrenle bütünleştiğiniz ilahi bir ruh hali.

Sinema?

-Eşittir vazgeçilmez bir tutku.

Tutku?

-Eşittir “Sinema sinema”

Eğlence?

-Eğlence “Arkadaşlarla arada bir keyif”

Travma?

-Babamı Amerika’da Türkiye’ye dönme hazırlıkları yaparken bir trafik kazası sonucu kaybetmemiz. Henüz 16 yaşındaydım.

Ömür?

– Kısacık ama çok kıymetli bir film şeridi.

Çocuk?

Selma GÜNERİ ve oğlu Umut SEZGİN

– Çocuk, ilahi aşkın en güzeli. Hayatımda yaptığım en güzel şey.

Seyahat?

– Çok severim

Çok okuyan mı çok gezen mi derler ya işte öyle bir şey.

Yeni yerler görmek, yeni kültürleri öğrenmek, yeni insanlar tanımak, dostluk kurmak insana çok şey katıyor bence, hem eğlenceli hem faydalı.

Aile?

-Aile benim için en kutsal olan bir olgu. Aile olmak insanı yaşatır, besler, güçlendirir yaşama bağlar.

Yeşilçam?

-Yeşilçam. Çocukluğumun gençliğimin geçtiği yer. Yeşilçam bir üniversite, bana hayatı öğretti, çok şey kattı, çok şey borçluyum.

Sevgili Selma Güneri, son olarak hayranlarınıza birkaç cümle?:

-Hayranlarımız…

Onlar sayesinde, o kadim dostlar sayesinde buralardayız. Bizlere yüreklerini açtılar, bizleri desteklediler. Biz de onlar için çok çalıştık ve layık olmaya gayret ettik, birlikte geldik bu yıllara, birlikte eğlendik, birlikte güldük, birlikte ağladık. Onlara çok şey borçluyuz. Bütün sevenlerime sevgilerimi saygılarımı kucak dolusu öpücüklerimi yolluyorum.

 Ve siz sevgili Elif Konur

KADIN ŞAPKASI kitap arkası
Selma GÜNERİ

Bana bu imkânı verdiğiniz için size de en derin sevgilerimi yolluyorum. Sizi çok seviyorum, kitaplarınızı büyük bir ilgiyle takip ediyorum, başarılarınızın devamını diliyorum güzel hocam.

Rolünü sadece oynamayıp hissederek yaşayandır Selma Güneri. Çünkü sadece rol yapmak taklitçiliktir. Şöyle bir baktığımda da görüyorum ki kalıcı olanlar hep bunu başaranlar.
Filmleriyle, ödülleriyle, 45’lik plaklarıyla, şimdilerde oyunculuk eğitmenliğiyle ve üstüne kocaman yüreğiyle, sanatçı bir aileden gelip sanatçı olarak sanat yolculuğuna devam eden bir sanatçı Selma Güneri. Zarafetine, mütevazılığına ve naif yüreğine sevgilerimle.
Ve bu enfes söyleşi için teşekkürlerimle.

 

 RÖPORTAJ:   Elif KONUR

 

 

 

The following two tabs change content below.

ELİF KONUR: YEŞİLÇAM’IN SAHİCİ KIZI SELMA GÜNERİ İLE SÖYLEŞİ” için bir yorum

  • 21 Kasım 2018 tarihinde, saat 18:28
    Permalink

    bir sinema sever ve ayrıca iyi de takipçisi olarak sayın “Selma GÜNERİ” hanımefendi olmak üzere eski bizim zamanımızın filmlerini özellikle yönetmeninden tutunda artistlere kadar ezberimde tuttuğum o dönemin ne filmleri kaldı nede oyuncuları evet dijital ve teknoloji sayesinde kalite arttı ama bu sadece çekim araçlarında kaldı.maalesef oyunculara bakıyorsun ruhsuz,aşırı makyajlı mimikler yok dolgu surat ne bileyim bir sürü olumsuz sebep var.Yılda bir kaç kez iyi yönetmen ve iyi oyuncuların yer olduğu filmlere gidiyorum artık.
    sayın GÜNERİ gibi nadide sanatçılarımız yok artık kendisinin de dediği gibi günlerce provalardan geçip sete giden bir sanattan bahsediyoruz.
    umarım kendisini kaliteli bir çalışmada izlemek nasip olur .bu söyleyişi yapıp bizlere sunan değerli dost ELİF KONUR’a da sonsuz teşekkürler …başarılarının devamını diliyorum sevgilerimle…

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir