ENİS FOSFOROĞLU: ”EKRAN İLE AKRAN OLMAK”

Mahallede ilk televizyonu alanın misafiri çok olurdu.

Telesafir denirdi anımsayan var mı?

Son zamanlarda dudak bükülen o siyah beyaz tek kanalı anlatacağım size… Evet kumlanıyordu, doğrudur yayın kesilmelerinde necefli maşrapayı ya da Ankara Kalesi’nin fotoğrafını ezberlemiştik, hatta saat 24:00 dedi mi kapanırdı yayın.

Bir de içimize sinmiyordu tek kanal olması… Çeşitlilik istiyorduk… Her fikir temsil edilmeli diyorduk. Yayıncılık özgür olmalı diye söylemlerde bulunuyorduk…

Yayın ve yayıncılık farklıdır diye kimse söylemedi ki bize…

O günün teknolojisi o kadardı… Yasası da tek kanala izin veriyordu…

Fakat İsmail Cem gibi genel müdürler, Zeki Sözer, Yılmaz Dağdeviren, Sedat Örsel gibi daire başkanları göreve geldiğinde gökkuşağına dönebiliyordu o tek yayın… Tüm zamanların en idealist kadroları en yetenekli genç yapımcıları bir araya gelip eğlence programları kotarıyorlar, BBC’yi şaşırtacak bir özveri ile Televizyonda tiyatro  yapıyorlar, makinelerin kapasitesini aşan canlı yayınlar gerçekleştiriyorlardı. Ülke tarihinin en iyi spikerleri o günlerde yetişti. Okunan habere okuyandan dolayı güveniyordunuz…

Yirmibir yaşımda tanıştım o televizyonla… ‘’Bizim Sokak’’ adlı çocuk programı o günlerin efsanesidir. Tekin Özertem’e selam edip Levent Kırca’nın ünlendiği  ‘’Oyun trenini’’ hatta’’ Oyun gemisini’’ de o günün koşullarını düşünerek değerlendirmenizi istiyorum… Arsal Soley’in büyük emek vererek Devlet Tiyatrosu sanatçıları ile çektiği tiyatro oyunları… Her parti liderinin katılıp tartıştığı siyasi programlar…Hep o (bugün değerini bilmediğimiz)  günlerin büyük emeği ve idealizmi ile oluşmuştu…

Gelin bakalım: Her evde yüzlerce kanal çıkıyor artık… Çocuklarımız kilo ile alınmış ucuz çizgi filmlerin esiri olmadılar mı?

Hani özgür fikirler, hani çeşitlilik, kültür sanat nerede? Okuduğunu beynine göndermediği için gülümseyerek felaket haberi veren spikerleri biz son yıllarda görmedik mi? Yılbaşında dansöz çıkacak diye bekleme masumiyetini arar olduk yahu… Bu yılbaşında da yandaş akademisyenler  Noel Baba kılığında çıkıp siyaset tartışacaklar diye ödüm kopuyor…  Her çeşit müziğin bir arada sunulduğu eğlence programlarını aramıyor musunuz?

Ey siyah beyaz masum günler, Eyyyy kumlu yayınım bugünkü dizi zekalı ekranları gördükçe seni küçümseyenler adına özür diliyorum senden ve o günlerin tek kanalından….

Çünkü artık her yer  tek kanal…

Levent Kırca-Enis Fosforoğlu

Enis Fosforoğlu

The following two tabs change content below.

ENİS FOSFOROĞLU: ”EKRAN İLE AKRAN OLMAK”” için bir yorum

  • 14 Aralık 2018 tarihinde, saat 12:13
    Permalink

    Müthiş bir yazı kaleme almış değerli üstad Enis FOSFOROĞLU..kalemine ve yüregine saglık..Bizi çok eskilere götürdü..

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir