ENİS FOSFOROĞLU: ACİZDEN TACİZ GELİR…

Televizyonun ilk yıllarında adli olaylardan örnekleyerek skeçler hazırlıyorduk. Bir tür kara komedi ama gerçek. Araştırmalarımızda bir mahkeme diyaloğu gözüme çarptı… Skeç yazmaya gerek yoktu artık çünkü şu konuşma yargıçla katil zanlısı arasında geçiyordu :

  • Kadını vurmuşsun…
  • -Vurdum hakim bey…
  • -Neden vurdun?
  •  Çok seviyordum hakim bey.

Sevgiyi olumlu değil olumsuz üretmek… Kendi kendine ve egonun egemen olduğu bir sevgi yaratmak. Cehaletle birleşen bir erkek egemen davranışı…Bence suçlu bir avukat değil bir sosyolog tutmalıydı.. Yargıç da bir psikiyatrist oturtmalıydı kürsüde.

Geldik 2000 li yıllara… Kadına taciz moda oldu önce,

 sonra taciz kesmedi tecavüz;

ve kadın cinayetleri güncel haberler haline geldi…

Sivil kurumlar işin peşinde, kadın dernekleri ayakta…

Geç mi kaldık ne?

Ayrıca magazin programlarında kadın sunucular hemcinslerini masaya yatırıp sanal olarak üstünde tepinirlerken;

Atasözlerimizi araştırdığımızda ‘’Kadın kadının kurdudur’’ sözü yükselen değer olurken;

Maço ünlüler ‘’Ama o da giyimine dikkat edecek canım’’ derken;

Bazı siyasetçiler topluma yön verme raconuyla ‘’Kadın öyle toplum içinde sokakta filan gülmeyecek..’’ diye ahkam keserken;

Bir akademisyen ya da bir ulema(!) ‘’Hamile kadının sokağa çıkması caiz midir?’’ Diye fetva verirken…

Bütün bunlar olurken mi koruyacağız kadın haklarını.. Tacizi o sapık ve cahilden önce uygulayanlar kadını ikinci sınıf ve emredilesi bir varlık olarak göstermiyorlar mı?

Kaderine razı kadınlar biat kültürü ile yediği dayaktan sonra :

‘’-Kocamdır döver de sever de’’ demedi mi bu toplumda…

Bir başka kadınla ilişki kuran adamın savunması: ‘’Erkeğin elinin kiridir’’ diye yapılmaz mı bizde?

Bir kadına dünyanın en büyük acılarından birini yaşatan ve onurunu kıran kuma geleneği normal karşılanmadı mı yıllarca…

Kadının kaç çocuk doğuracağına errrrkekler karar vermiyor mu ülkemizde?

Taciz kadının kaderi değildir doğru ama taciz kadının kederidir. Bari bu kedere saygı gösterelim. Belki vicdan bize yol gösterir…

Bir eski öyküdür:

Ayı kadını kaçırmış… Köylü ve jandarma günlerce aramışlar kırsal bölgeyi.. Sonunda kadını bir inde bulmuşlar ayıyı vurup kadını kurtarmışlar…

Kadın köyüne dönerken ağlıyormuş sessizce ve mırıldanıyormuş:

‘’-Ayıydı uyuydu kocam idi’’

Tedaviye tam da bu noktadan başlamak gerekir dostlar…

Enis Fosforoğlu

The following two tabs change content below.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir