ENİS FOSFOROĞLU: BİR BELEDİYE BAŞKANI?

Merhaba

Bu yazıyı ve konusunu dostlarla görüştüğümüzde nasıl olsa belediye başkanlığını konuşuyoruz diye başlığı bir Başkan nasıl olmalıdır diye düşünmüştüm. Toplantı gece yarısı idi bir süre sonra eve gidip uyudum. Düşümde yazı başlığı: Bir Başkan nasıl olmalıdır diye çıkıyor ve peşinden tazminat davaları uçuşuyordu. Sabaha karşı gördüğüm düşün son bölümünde ise bindiğim minibüs Silivri tabelasını gösteren bir yola sapıyordu… Ter içinde uyandım… Düştü kuruntuydu dedim kendi kendime…

Haddine mi senin diye bir iki fırça attım aynaya bakıp…. Toparlanmıştım; Bir Belediye Başkanı nasıl olmalıdır yazımı yazmak için Bilgisayar başına oturdum…

Bu konuda Kadıköy’ü çıkış noktası alalım… İsteyen her bölgeye taşıyabilir düşüncelerini…

Yıllardır Kadıköy’ de yaşayan biri olarak 12 Eylül sonrası atanan başkandan sonra Cengiz başkanı, Osman başkanı daha sonra uzun süre Selami başkanı, son yıllarda da Aykurt başkanı gördüm; tanıdım. İlk iki başkan zaman aşımına girer fakat Selami Öztürk ve Aykurt Nuhoğlu’yla (son zamanlarda moda olan sözle) helalleşirim. Eğitimli insanların yaşadığı bölgeleri yönetmek daha zordur. Aykurt beyin devam edip etmeyeceğini bilmiyorum ama iki başkan da değerli çalışmalar yapmışlardır… Bundan sonra yazacaklarım ise hiçbir ismi hiçbir adayı hedef almadan anlatmak istediğim düşünceler olacaktır. Sizi de içine alan bir laboratuvar çalışması:

Belediye Başkanı nasıl olmalıdır?

-Seçime giderken elini sıktığı esnafı ve halkı süresi biterken de dolaşabilecek bir moral ve motivasyon içinde olmalıdır.

-Siyaset kirlenirken ‘’İşte bizim burası temiz’’ dedirtebilmeli ve bu sözleri yakın çevresinden önce halk söylemelidir.

-Bir çalışanının yanlış ve değerbilmez davranışı direkt olarak başkana küstürür maruz kalanı. Özellikle ‘’Atadım müdürü işte, bana ne’’ diye düşünmemelidir.

-Hizmet, kültür ve eğitim binası yapmak hoştur ama o binaları içine girenler yaşatır. İnsana yatırım öne alınmalıdır.

-‘’Ben bu yılı nasıl olsa idare ederim’’ diye düşünmemeli; ‘’Sonrasına bakarız’’  tavrında olmamalıdır.

-Kentinin ya da ilçesinin halkını ileriye taşıyabilecek bir vizyonu olmalıdır.

-Bazı müteahhitleri ihale zamanı dışında da belediyeye gelip halkın sorunları ile ilgilenmeye özendirmelidir.

-İnsana dokunmalıdır. Bazı siyasetçiler size bakar gibi yaparken akıllarında bambaşka düşünceler vardır ve sizi dinler size bakar gibi yapmakta aslında boşluğa bakmaktadırlar. Bakan değil, gören başkan olmalıdır.

-Bilim ve kültür adamlarını, sanatçıları; dostlar alışverişte görsün toplantıları ile değil bire bir ilgi ile  ve sahici bir sevgi, saygı içinde izlemelidir.

-Ulaşılabilir olmalı…

-Halkçı olmalı…

-Gülümsemeli…

Ve hayatı güzelleştirmeye çalışmalıdır….

Merak etmeyin bu yaştan sonra siyasette gözüm yok!

Kendim için bir şey istiyorsam namerdim…

Hep birlikte mutlu olalım istiyorum.

Haddimi aştımsa affola…

Enis Fosforoğlu

The following two tabs change content below.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir