Değerli Sanatçılarımız Dünya Tiyatrolar Gününüz Kutlu Olsun!

MUHSİN ERTUĞRUL

Derler ki, tiyatro üçüz doğmuş bir sanat koludur: Yazar, oyuncu ve seyirci. Biz bir bütünüz, Teker teker düşüncelerimiz ayrı olabilir, ama dertlerimiz birdir. Muhsin Ertuğrul…

Sanattan mahrum kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir. 

Atatürk…

Sevgili Muhsin Ertuğrul, Çağdaş Türk Tiyatrosunun temelini atan ve geliştiren oyuncu, yazar, yönetmen ve film çalışmalarıyla Türk Tiyatrosu’na olduğu kadar Türk Sinema’sına da katkıları olan sanatçımızdır. 28 şubat 1892 yılında İstanbul’da doğdu. Siyasi olaylara karışması ve babasının Tiyatroyu istememesi üzere Fransa’ya gitti ve orada çalışmalar yaptı. Ülkesine 1949’da döndüğünde Devlet Tiyatroları’nın ilk genel müdürü oldu ve bu dönem onun progresinde Ay Koç Burcu’ndaydı.  Koç enerjisi işinde yeniliği ve ilkleri yapmasını gösteriyor. (progressler, ilerletilmiş haritalardır ve 2.5 yıllık süreçte önemli olayları verir.)

Muhsin Ertuğrul, Balık Güneş-Ay-Merkür-Jüpiter stelyumuna sahip. Sanatçılık doğal yeteneği olup geçmişten, kollektiften, doğuştan gelen sanat birikimi vardır. Güneş- Ay Balık Burcunda kavuşumda, yeniay derecesine çok yakın, hayallerini, fantezilerini kollektifden gelen bilgilerini aktarma(Merkür) ihtiyacını (Ay) sanat  Balık Venüsü Koç ile giderirken, kimliğini (Güneş) ortaya koyabilmek için kendini arındırıp isteklerine odaklanmıştır. Venüs, her türlü ilişkiler ve sanat, Balık Burcunda yücelimdir. Venüs’ü Koç Burcu’nda, sanat adına savaşçı, mücadeleci, girişimci, sosyal, sanata aşık, hevesli, dürtüsel, cesurca, arzulu ve sanat sevgisi ile tutkuludur. Venüs Koç ile sanat alanında ilkleri, yenilikleri yapmayı ve bu alanda inisiyatif alarak elini taşın altına koymak, temeller atabilmek için savaşma gücü vermiş. Yani Venüs Koç ile ”Ben bunu istiyorum ve yaparım”dır.

Balık Burcu, hayal ve fantezi dünyası ile sınırları aşan bir gücü, vizyonu vardır. Balık Stelyumu ile bir çok sanat konusuyla ilgilenmiş, zaman zaman kafası bir çok konuya dağılmış, fantezileri ve hayallerini gerçekleştirmede sınırsızlık yaşamış, sanat ile ilgili her şeye el atmıştır.  Sadece Tiyatroda kalmamış, yazarlık, sinema,  Güneş stelyumlu- Satürn karşıtlığı Film şirketi kurmuştur. Balık Burcu’nun vizyonu büyük olur ve kişi kendisini buna uzun vadede adarsa hayallerini gerçekleşir ki Muhsin Ertuğrul’un da vizyonu gerçekleşmiş, yapmak istediği her şeyi yaparak,  kollektif tarafından tanınmıştır.

Balık Stelyumu, Uranüs Akrep’e üçgeni ile toplumun tabularını akıcı bir şeklide yıkarak aydınlatmış ve marjinal çalışmalarıyla,  krizlerle toplumu dönüştürmeyi başarmıştır.

İkizler Pluto-Neptün kavuşumu, balık stelyumu, ile karede;  ailede baba, vatan topraklarında baskılar ve güç dayatmaları nedeniyle bir dönem ülkesinden uzaklaşmıştır. Babası  tiyatroyu küçümsediği için evlatlıktan ret etmiş evden kovmuştur. Balık Burcu hiçliğin Burcu olup baba yok , ya da uzaklarda diyebiliriz mecazi veya gerçek anlamda. Satürn’ü baba, otoriter olarak alırsak Satürn Başak  vurgusu ile, hayata bakış açısı, inançları, düşünceleri, kimliği, duygusal ve maddi ihtiyaçların karşılanmasında düzen ve yapılanma konusunda babadan  veto var. Satürn Başak, Balık stelyumuna karşıt. Satürn – Jüpiter karşıtlığı var; özellikle bu kombinasyon kavuşum, kare , karşıt açıları olanlar Toplumun şekillenmesinde önemli roller alan insanlardır.

Değişkenlerde, büyük karesi var, bu kareler büyük işleri başaran ve zenginlerin haritasında mücadele ile gelen başarılarını gösterir. Değişkenlerdeki bu enerji çözümcü, iletişimci, el becerisi, detaycı, değişikliğe karşı durmayan, uyum sağlayan kişilerdir. Haritasında tekrarlayan Merkür-Jüpiter var. Merkür her türlü iletişim, konuşma-yazma, çizme. Jüpiter, büyüme genişleme. Bu kombinasyon zihinsel, iletişimde, eğitimde, öğrenimde, yayılmak isteği konularda başarı verir. Zeki insanların ve eğitimcilerin, astrologların haritasında vardır.

Sanat arenası olan 5. evi tiyatro sahnesini Yengeç Burcu kesmekte. Aile, yuva, kadınlar, anne, beslenme, korunma, vatan konuları sanatının teması olmuş. Bu tema ile insanların gelişimine katkıda bulunmuştur. Yabancı ülkede bir dönem kalsa da, sanatını ülkesinde gerçekleştirmek istemiş ve bu konuda öncülük yapmıştır. Koç-Yengeç-Terazi-Oğlak burçları öncüdür ve bir şeyleri başlatan kişilerdir. Venüs Koç ile sanatsal konularda öncülük yapmış, ülkesinde bu konuda liderlik ve  ilkleri başarmıştır.

İlk Tiyatro bildirisini sahnede okuyan kişidir. Muhsin Ertuğrul’un okuduğu ilk bildiriyi okuduğunda yine Öncü Koç Burcu’nda Stelyumu vardı. Bu bildiri Koç enerjisi ile ilki, yeniyi, tutku ile inisiyatif alarak gerçekleştirmiştir. O Tiyatro için elini taşın altına koymuş, ülkesinde bu konuda verilen ödülleri ve ünvanı hak etmiştir.

29 Nisan 1979 yılında Sanat yaşamının 70. yıl kutlamalarına katılmak ve Ege Üniversitesi’nin verdiği ödül için geldiği İzmir’de vefat etmiştir.

Natal haritasında değişkenlerde büyük karesi vardı, ölüm zamanında transitte yine büyük kare var. Kaderi, yol ayrımlarını, toplumsal olayları anlatan Ay düğümleri balık stelyumu ile kavuşumda.  Transit Satürn,  natal (doğum) haritasındaki Satürn ile döngüde ve Balık Güneşi ile karşıt acıda yaşamsal enerjisinde canlılığını almış. Ölümlerde en önemli göstergemiz 4-8 arasındaki bağlantıdır. 4. ev kişinin mezarıdır, 8. ev ise hayati tehlikeleri ve dönüşmeyi, tehlikelerden kurtulmayı da anlatır. Burası survivor  alanıdır, hayatta kalmak için mücadeleyi de verir, 4-8 yöneticileri kavuşumda. Ölüm noktası (arap noktası) 25 derece ikizlerde 4. evi mezar alanında, Natal (doğum) haritasındaki Jüpiter ile karede.

Sevgili Muhsin Ertuğrul, her 27 Mart da Tiyatrolar perdelerini açtığında, tüm sanat severler ve sahne alanlar, vermiş olduğun emeklerin için alkışları ile sevgilerini gösterecekler. Türk Tiyatro’sunda ve sinemada ilkleri gerçekleştiren güzel insan nurlarda uyu…

Tiyatroya emek veren sahnede ve sahne arkasındaki herkese teşekkür ediyoruz…

27 Mart 1978, Dünya Tiyatro Günü Bildirisi;

Derler ki, tiyatro üçüz doğmuş bir sanat koludur: Yazar, oyuncu ve seyirci. Bunlar birbirinden ayrılırsa ortada tiyatro kalmaz. Oysa ben diyorum ki, günün en önemli sorunlarını kağıda aktaran yazar da, onları sahnede dile getiren sanatçı da sizin aranızdan çıkmıştır. Onun için biz bir bütünüz. Teker teker düşüncelerimiz ayrı olabilir, ama dertlerimiz birdir. Bu kez önünüzde konuşmak görevi ve onuru bana verildi. Tiyatroya hizmet yolunda çok yaşamış bir emekçi olarak izninizle söz alıyorum.
Derler ki, tiyatro üçüz doğmuş bir sanat koludur: Yazar, oyuncu ve seyirci. Bunlar birbirinden ayrılırsa ortada tiyatro kalmaz. Oysa ben diyorum ki, günün en önemli sorunlarını kağıda aktaran yazar da, onları sahnede dile getiren sanatçı da sizin aranızdan çıkmıştır. Onun için biz bir bütünüz. Teker teker düşüncelerimiz ayrı olabilir, ama dertlerimiz birdir.
Bugün Dünya Tiyatro Günü’dür, şu dakikada yüzlerce sahnede her ulusun kendi dramı oynanıyor. İzninizle biz de yurdumuzda oynanan oyuna bir göz atalım. Ben perdeyi açıyorum. Sahne, Türkiye haritası yüzeyine yayılmış yaslı ana babalar, bir ağızdan, yitirdikleri gencecik yavrularının tabut kervanına ağıt yakmaktadır. Perdeyi hemen bu acıklı görünüme kapatıyor ve sizlere soruyorum:
Gençler gençleri neden öldürüyor? Kardeş kardeşi neden öldürüyor? Gençler kendilerini neden öldürtüyorlar? İşte size şimdiye dek sahneye getirilmiş en acı konu. Ulus olarak bugün bizim en önemli sorunumuz bu. Bunun çözümünü düşünmek siz sayın seyircilerimize düşüyor. Siz ve bizler ki öldürenle kurbanını aramızda yetiştirdik, vuranla vurulanı bağrımızda besledik, ikisinden biri ya kardeşimiz, ya akrabamız, ya komşumuz, ya tanışımızın arkadaşı….. devamı http://www.kitaptansanattan.com/sanattan/ilk-27-mart-dunya-tiyatro-gunu-bildirisi/

Astroloji Farkındalıktır

Semra Yeşil

semradanaci777@gmail.com

The following two tabs change content below.

Semra Danacı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir